Public Beta
Facebook Sayfamız  Twitter Sayfamız  Google+ Sayfamız

Merkez Bankası’ndan Koridor Sürprizi

Ali Çakıroğlu kullanıcısının resmi

Piyasa oyuncularının merakla beklediği Merkez Bankası’nın Para Politikası Kurulu toplantısında faizlere ilişkin sürpriz bir karar çıktı.

Merkez Bankası, %5.75 seviyesinde bulunan politika faizinde (1 haftalık repo faizi) ve %5.00 seviyesinde bulunan gecelik borçlanma faizinde değişikliğe gitmezken, %12.50 seviyesinde bulunan gecelik borç verme faizini 100 baz puan indirerek %11.50 seviyesine (piyasa yapıcı bankalar için %12.00’den %11.00’e) çekti. Merkez Bankası gecelik borç verme faizinde yapılan indirimde global tarafta parasal genişlemeye ilişkin alınan kararların etkili olduğunu ifade ederken, para politikasındaki temkinli / esnek duruşun bir süre daha devam etmesi gerektiğini vurguladı.

Merkez Bankası’nın bugünkü kararıyla “örtülü” politika faiz koridoru %5.75 - %12.50 bandından %5.75 - %11.50 bandına kayarken, bu durum Türk lirası maliyetlerinin görece gerilemesi anlamına geldiği için kur üzerinde baskı yaratabilecek bir gelişme olarak karşımıza çıkıyor.

Enflasyona ilişkin tonlama yumuşatıldı

Toplantı sonrası yayınlanan kısa bildiri notunda Banka, iç ve dış talep arasındaki dengelenmenin öngörüldüğü şekilde sürdüğüne ilişkin görüşünü yinelerken, cari işlemler dengesindeki iyileşmenin önümüzdeki aylarda “kademeli” olarak devam edeceğini tahmin etti.

Merkez Bankası enflasyona ilişkin retoriğini bir kademe “yumuşatırken”, Şubat ayıyla birlikte çekirdek enflasyon göstergelerinin aşağı yönlü bir seyir izleyeceğini tahmin etti. Hatırlanacağı üzere Banka Ocak ayı faiz toplantısı sonrasında yayımladığı kısa bildiri notunda manşet enflasyonun 2011’in son çeyreğindeki birikimli fiyat artışlarına bağlı olarak yüksek seyrini sürdüreceğini ifade etmişti.

Repo ihaleleriyle sağlanabilecek fonlamanın üst sınırı 59 milyar TL

Para politikasının geleceğine ilişkin olarak mevcut “günlük likidite yönetimine” dayalı uygulamanın devam edeceğine referans veren Merkez Bankası, haftalık repo ihaleleriyle bankacılık sistemine verilen Türk lirası likidite miktarının gerekli görüldüğünde aşağı veya yukarı yönlü revize edileceğini belirtti. Bu bağlamda Merkez Bankası, 27 Mart 2012’deki Para Politikası Kurulu toplantısına kadar haftalık repo ihaleleriyle sağlanacak fonlama miktarının 3.0 milyar ile 7.0 milyar TL arasında devam edeceğini belirtirken, aylık repo ihaleleriyle sağlanacak toplam fonlama miktarı için üst sınırı 24.0 milyar TL’ye yükseltti. Hatırlanacağı üzere Merkez Bankası, Şubat’ta aylık repo ihaleleriyle sağlanacak toplam fonlama miktarının üst sınırını 20.0 milyar TL olarak açıklamıştı. Bu haliyle bakıldığında Merkez Bankası’nın repo ihaleleriyle bankacılık sistemine sağlayabileceği likiditenin maksimum seviyesi Şubat ayındaki 55 milyar TL’den Mart'ta 59 milyar TL’ye yükseliyor.

Bono piyasası için olumlu olsa da Türk lirasındaki yukarı yönlü baskılar belirginleşebilir

Merkez Bankası’nın Para Politikası Kurulu toplantısı, Banka’nın enflasyon – büyüme ikileminde büyüme odaklı bir para politikası izleyeceğine ilişkin görüşümü teyit ediyor. (Merak edenler, Merkez Bankası’nın Enflasyon Raporu sonrasında bu köşede paylaştığım “Tek Dışı Kalmış Büyümeye Merkez Bankası Desteği” adli yazımı okuyabilirler.) Bu haliyle bakıldığında, Banka’nın bugünkü kararının bono faizlerindeki olumlu seyrin devam etmesi anlamına gelebileceğini hatırlatırken, Türk lirası üzerindeki baskıların artabileceğini düşünüyorum. Tüm bunlara bağlı olarak, önümüzdeki dönemde gösterge bononun bileşik %9.0 seviyelerinin altına gele(bile)ceğine; ve fakat Türk lirasındaki aşağı yönlü hareketlerin görece sınırlı kalmaya devam ede(bile)ceğine ilişkin görüşümü koruyorum.

Son olarak daha önce de paylaştığım üzere, orta / uzun vadede baktığımızda, büyüme odaklı bir para politikasının Türkiye ekonomisinde yılın son çeyreğinde görece belirginleşen “normalleşme” sürecine zarar verebileceğini unutmamak gerekiyor. Buna bağlı olarak, şu aşamada her ne kadar konuşulmasa da, önümüzdeki dönemde (büyük ihtimalle yılın ikinci çeyreği ile birlikte) cari açığa ilişkin kaygıların bir kez daha konuşulur hale gele(bile)ceğini düşünüyorum.

Hatırlatmak gerekirse hükümetin geçtiğimiz sene Ekim ayında açıkladığı Orta Vadeli Program’da 2012 büyümesi %4 olarak öngörülürken, cari açık 65.4 milyar Usd olarak tahmin ediliyor.

 

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası