Public Beta
Facebook Sayfamız  Twitter Sayfamız  Google+ Sayfamız  RSS Takip

Sinema Eleştirmenleri Akıllı Olsun!

Güzin Tekeş kullanıcısının resmi

Hatırlayacaksınız geçtiğimiz aylarda, yönetmenliğini Ömer Vargı'nın yaptığı, Türk Hava Kuvvetleri'nin, 100. yılı dolayısıyla çok ciddi miktarda katkı sağladığı "Anadolu Kartalları" adlı bir film vizyona girdi. Pilot olma hayaliyle yaşayan birkaç gencin hem dostluk hem de rekabet öyküsünü anlatan filmin başrollerinden birinde de Engin Altan Düzyatan vardı. Film yaklaşık 1 milyon kişi tarafından izlendi ve 10 milyonun biraz üzerinde hasılat yaptı. Ancak hiç de fena sayılmayacak bu rakamlar Engin Altan'ı tatmin etmemiş olacak ki katıldığı bir televizyon programında, filmi beğenmeyen sinema eleştirmenlerine bir güzel hadlerini bildirdi.

                                   

Anadolu Kartalları'nı izleyen bazı sinema eleştirmenleri filmi beğenmemiş ve olumsuz eleştiriler yapmıştı. Vay efendim, sen misin Engin Altan'nın filmini beğenmeyen. Beyefendi açtı ağzını yumdu gözünü; "saygı çerçevesi", "eleştirinin dozu" falan gibi bir iki süslü lafın ardından, bombayı patlattı: "siz hayatınızda 10 trilyonu bir arada gördünüz mü?". Engin Altan,  program sunucularının da verdiği gazla, filmin parası sanki kendi cebinden çıkmışcasına konuştukça coştu, konuştukça şahlandı. Filmin bütçesini o kadar çok vurguladı ki filmin beğenilmemesine mi, yoksa sinema eleştirmenlerinin fakirliğine mi isyan ediyor anlayamadım. Aslında haksız da sayılmaz, viskisini yudumlarken purosunu 100 dolarla yakmayan sinema eleştirmeninin ne haddine film eleştirmek. Zaten eleştirmenlerin yaptığı şey "bıdıdı bıdıdı bıdıdı, fafafa'"dan öte bir şey değilken, bir de kalkıp bunu banka hesabınıza güvenmeden yaparsanız alırsınız işte böyle cevabınızı.  Engin Altan'nın da dediği gibi, bu işler bu kadar ucuz işler değil.

"BEĞENMİYORSANIZ DAHA İYİSİNİ ÇEKİN"

Tam gerekli mesajı almış, bir filmi eleştirmeden önce biriktirmem gereken 10 trilyon için yavaş yavaş kenara para atmaya başlamıştım ki Engin Altan ikinci bombayı da patlattı: "beğenmiyorsanız daha iyisini çekin!". İşte dedim, sanatçı duruşu budur. İşinin bu olması şart değil, daha iyisini yapacaksın kardeşim, yapamıyorsan konuşmayacaksın. Hayatında film seti görmemiş, şaryo nedir, jimmy jib nedir bilmeyen adamlar kalkmış film eleştiriyor. Mesela, bir erkek kalkıp benim doğurduğum çocuğa, bu çocuk çok yaramaz falan diyecek ha? Ne münasebet! Beğenmiyorsa daha iyisini kendi doğursun da görelim.  Hayatında doğumhane görmemiş, çocuk emzirmemiş adam, benim doğurduğum çocuğu eleştiriyor, olacak iş değil. Doğuramıyorsan konuşmayacaksın.

Engin Altan Düzyatan'dan almam gereken dersi almış, titreyip kendime gelmişken telefon çaldı, Amerikadan bir arkadaşım aradı. Meğer Engin Altan'nın "bu film, sinema tarihinin en iyi havacılık filmidir" sözleri orada da duyulmuş, Top Gun'ın yapımcısı, ben bu utançla yaşayamam diyip, Beyaz Saray'ın önünde filmini yakmaya kalkışmış.

(Bahsi geçen konuşmayı  http://nebuciddiyet.tumblr.com/ adresinden izleyebilirsiniz.)