Dün sosyal medyayı allak bullak eden, özellikle twitter'da epey ses getiren bir olay oldu. Fotoşop ile hazırlanmış 'fake' bir gazete haberi, Karl Marx'ın ölmeden önce Said-i Nursi'den etkilenerek Müslüman olduğunu söylüyordu. Marx'ın ve Nursi'nin hangi dönemlerde yaşadığını bilenler, Marx öldüğünde Nursi'nin henüz çocuk olduğunu hemen farkettiler ve espriler birbiri ardına gelmeye başladı. Bir müddet sonra haberin fake olduğu, Zaman gazetesinin asparagas habercilik anlayışını eleştirmek için hazırlandığı duyuldu ve twitter ikiye bölündü. Haberin bir şakadan ibaret olduğunu henüz duymadığı için kendini espriri yapmaya mecbur hissedenler ve onlara "salaksınız siz" diye saldıran, duruma erken uyananlar. Sonuç itibariyle "Karl Marx"ın Türkiye'den TT olmasına memnun olsak da, sebep bu olmayaydı iyiydi.

Peki ama sosyal medya kullanıcıları gerçekten duydukları her habere tereddütsüz inacak kadar aptal mı, yoksa onları bu hale getiren ülkedeki habercilik anlayışı mı?
Biliyorsunuz epeydir, yaptığı fake haberlerle gülümseten, dilden dile dolaşan Zaytung adlı bir site var. Siteyi ve haberlerini hazırlayanlar o kadar başarılılar ki "Zaytung haberciliği" diye bir habercilik anlayışı bile yarattılar.
Gelgelelim ülkenin gerçek gündemi Zaytung'a taş çıkarır cinsten. Mesela bir devlet bakanı çıkıp "Che yaşasa AKP'ye oy verirdi" diyebiliyor. Che'nin ideolojik kimliğini, devrimci karakterini bir yana bırakalım; bir bakanın, Türkiye Cumhuriyeti vatanadaşı olmayan birinin Türkiye'de oy kullanabileceğini ve bu oyun kendi partisinden yana olabileceğini hayal etmesi bile Zaytung'un kendini fes etmesi için yeterli gerekçedir. Ya da hükümete yakınlığıyla bilinen bir TV kanalının, çok önemli bir mahkeme kararını, henüz mahkeme kararı açıklanmamışken son dakika haberi olarak vermesi, üstelik de haklı çıkması, Türkiye'de mizahçıların aç kalmasına sebep olacak cisten bir olaydır.
Yazık ki örnekler bu kadarla kalmıyor; yumurtanın suç delili sayıldığı, bir kitabın çevirmenine kitabı çevirdiği için, bir karikatüriste çizdiği karikatür için, muziplik olsun diye açılmış bir twitter hesabına komik olduğu için dava açılan bir ülkede Zaytung neylesin?
70 yaşında bir adam tarafında uğradığı tecavüz sonrası, küçücük bir çocuğa ruh sağlığının bozulmadığı yönünde verilen adli tıp raporlarını ya da karakolda polisler tarafından evire çevire dövülen bir kadına, kendini zorla dövdürdü diye açılan davayı unuttunuz mu?
12 yaşında bir çocuğun 28 adamın tecavüzüne kendi rızasıyla uğradığı kararını veren mahkemelerin, katillere yaşı küçük diyerek ceza indirimi yaptığı bir adalet sisteminde, gördüğü her saçma habere inanan sosyal medya kullanıcılarını kim suçlayabilir ki?

