Public Beta
Facebook Sayfamız  Twitter Sayfamız  Google+ Sayfamız

Mücadele Sporlarına Başlamak II

Gökhan Güneysu kullanıcısının resmi

 

Bir önceki yazımda mücadele sporları olarak adlandırdığımız karate, aikido, kendo gibi dalların bazı faydalarından bahsettim. Daha sonra ise bu sporlara yeni başlayanlar veya başlamak isteyenleri bilgilendirmeye çalıştım. Bu yazıda da amacım yeni başlayanlar veya başlamak isteyenler için ufak bir rehber hazırlamak.

İnsan "yeni" olduğu bir ortamda rahat değildir. Sırf bu nedenle "doğal" bulduğu ortamlarından hiç çıkmayan, hayatlarında en ufak değişikliğe dahi tahammül edemeyen insanlar tanırız, biliriz.

Bana sorarsanız değişiklik aslında o kadar da kötü değildir, biz kendimizi yeni ortama adapte edinceye kadar biraz sabretmek gerek sadece ve biraz daha fazla dikkat etmek belki de!

Diyelim ki judoya yeni başladınız. Gidip judogi aldınız, kuşak aldınız, terlik aldınız ve dojonun yolunu tuttunuz. Elbette ilk başlarda bazı şeyler size yabancı gelecek, daha o kuşağı bağlamayı dahi bilemiyorsunuz çünkü. Merak etmeyin hepimiz bu safhalardan geçtik, ve heyecanlanmakta veya hafif bir huzursuzluk duymakta hiç bir sakınca yok. Sabredin, kuşağı bağlayamadıysanız da hemen yanınızda duran sporcudan rica edin, gelip size yardım edecektir. Ya kuşağı kendisi bağlayacaktır veya belki de hemen orada size "kuşak nasıl bağlanır" dersi verecektir.

Varan 1, öğrenmeye yani gelişmeye başladınız bile!

Daha sonra "er meydanına" çıkacak ve antrenmana başlayacaksınız, burada sakın kendinizi sıkmayın, rahat olun. Merak etmeyin kimse size efelenmeyecek, kimse sizi hor görmeyecektir. Soru sormaktan çekinmeyin, dinlenmekten de!

Bu spora daha yeni başlamış birisi olarak diyelim ki antrenmanın 35. dakikasında bir yorulma sezerseniz bunu hemen hocaya bildirin ve onun söyleyeceği şekilde kısa bir süre dinlenmeye geçin veya belki bugün için antrenman dahi bitmiş olabilir! Ne güzel, en iyi ders kısa ve öğretici olandır! "Aman ne kadar da çabuk yoruldun" şeklinde bir aşağılama (+ Erol Taş gülüşü) olmayacaktır, merak etmeyin. Bu nedenle ilk başlarda hiçbir şeyi gurur meselesi yapmamak doğru olacaktır. Ne var yani, yorulduysanız, dinlenirsiniz, bu kadar basit.

Asla acele etmeyin. Size öğretilen tekniği yavaş yavaş ama altı çizilen püf noktalarına dikkat ederek yapın. Hızlı yapmak, iyi yapmak değildir; hızlı yapmak "cool" olmak da değildir. Daha sporda yeniyken bu hareketleri hızlı yapmak sadece hatalı tekniklere alışmanız sonucunu size getirecektir ve olması gerektiğinden daha çabuk yorulmanızı! Hareketleri kendi temponuzda (=yani yavaş) ama doğru yapın!

Daha önce de bahsettim, kendinize zaman tanıyın!

Zamanla zaten hızlanacak ve de güçleneceksiniz zaten ama ilk başta sakatlanmadan ve "sadece gösterilene" konsantre olarak çalışın.

Kimseyle de kendinizi kıyaslamayın. Hareketleri hızlı yapan ve randoride önüne gelenei deviren o sporcuya da özenmeyin. Onun bu işe koyduğu emeği siz de harcayın, onun seviyesinde veya yakın bir yerlere "zaten" geleceksiniz, ama merdiven basamak basamak.

Ve siz sadece ilk adımdasınız,  ilk adım diyerek küçümsemeyin, o ilk adım hakikaten işin yarısı. Gerisi kendiliğinden gelecektir.