PAYLAŞILANLARDA NE VAR?
HABERDESİN TWITTER
ÇOK OKUNAN HABERLERDE NE VAR?
VİDEO HABERLERDE NE VAR?
BÖLÜM BLOGLARINDA NELER VAR
Milyonlarca örümcekten elde edilen özel ipekten yapılan paha biçilemez bir pelerin Londra’daki Victoria&Albert Müzesi’nde sergileniyor.
Hani merhumu ya da merhumeyi mezar boşluğuna indirerek, başı kıbleye gelecek şekilde sağ tarafına dönük olarak yatırırsın ya... Sonra hasırı geniş bir biçimde yan şekilde açarsın ve tahtaları teker teker muntazam bir şekilde çapraz olarak mezar boyunca dizersin...
Canlıya “canlı canlı” eziyetin, canlı şekilde eziyetle öldürmenin insanlık tarihinde bitmeyen hikayesi var; Kazıklı Voyvoda’dan 12 Eylül zindanlarına kadar uzanan..
Kaybolup giden zamanların peşine düşmüş bir kadın vardı karşımda; herşey o an, birazdan, yarınlarda yaşanmayacak diye tutturmuş, geçmişi hep şimdiye çağıran biçare bir kadın.
Bundan yıllar önce (ben daha ortaokuldayken) doğum günümü kutlamak için evde parti yapmaya karar verdim.
Biz sahiden balık hafızalı mıyız? Yoksa bize balık muamelesi mi yapıyorlar? Her şeyi çok çabuk unutuyoruz. Şöyle bir düşünelim bakalım...
Günlerdir kafayı başkalarının mutsuzluğundan beslenenlere taktım...Hasta ruhlu, psikopat boyutuna ulaşmış kişilerdir böyleleri. Etraflarında mutlu insanlar varsa, bulundukları ortamda kendilerini rahatsız hissederler.
Sevgilim, lütfen bu Sevgililer Günü’nde bana hediye alma. Ya da en iyisi bu sevgililer gününü kutlamayalım. Hiç olmamış gibi davransak ha…Hatta en iyisi sen beni hiç arama sevgilim. Bu sevgililer gününde… Biliyoruz Godot hiç gelmedi, gelmeyecek…
Herkesin bir etiketi var. Modern yaşam dedikleri zımbırtıda herkes alnında taşıyor o etiketi. Yeni başlayan muhabbetlerin ilk cümleleri hep etiketinin tarifi aslında...
Bazen kokusu, bazen tadı, bazen bir anlık bakışı anımsatır size. Kentli olmanın en başlıca koşuludur yaşanmışlıklar, yıllar içinde biriktirilen anılar…
Türkiye gibi ‘kağıda ateş yazmakla yangın çıkan’ ülkelerde sol dendiğinde nasıl birileri ‘dinsiz’ anlıyorsa, ‘din’ dendiğinde birileri daha korkunç şeyler anlıyor. Elbette her ikisi de haksız olarak!
İstanbulluluk kavramı İstanbul'un en erken modernleşen Osmanlı kenti olmasıyla yakından ilgilidir. Diğer kentler henüz geleneksellikle bağlarını az ya da hiç koparmamışken İstanbul bu konuda çok yol almıştır.
"Sahnenin iyi” olması, yaratıcı ve yorumlayıcı özellikleri ne olursa olsun, kişinin bunları yansıtabilme becerisidir. Buna bir nevi kabaca “kendini iyi satabilmek” de denilebilir. Magazinde, siyasette, basında, sporda, sosyal medyada yok mudur sahnesi çok iyi isimler?
Fay hattı üzerindeki bir coğrafyadır bu ülke ve en ufak sallantıda ilk yıkılan binalar hep okullardır. Yıkılmayıp ayakta kalanlarının çatlaklarını sıvamak da, çocuklarını o binalara emanet eden okul aile birliklerine devredilir.
Gece gündüz çalışıyorum; röportajlar, deşifreler, yetiştirilmesi gereken yazılar, çekimler, çeviriler, telefon görüşmeleri, cevaplanmayı bekleyen emailler, yetişilmesi gerekilen toplantılar, takip edilmesi gereken yayınlar, haber bültenleri, okunması gereken gazeteler, köşe yazarları…



















































































